verb · fiilSIK ÇIKAR
imply
ima etmek, dolaylı anlatmak. Örnek: His silence implied that he disagreed. (Sessizliği katılmadığını ima ediyordu.)
Karıştırma: imply söyleyen yapar, infer (çıkarım yapmak) dinleyen yapar. Okuma sorularında 'The passage implies …'
