verb · fiilSIK ÇIKAR
convey
iletmek, aktarmak (duygu, anlam). Örnek: A short e-mail can convey a lot about its writer. (Kısa bir e-posta yazarı hakkında çok şey aktarabilir.)
Karıştırma: convince (ikna etmek) ile karıştırılır. convey a message / feelings kalıbıyla gelir. Yakın anlamlıları reveal ve indicate.
