contradictory
çelişkili, birbirini tutmayan. Örnek: The two studies reached contradictory conclusions: one found the drug safe, the other harmful. (İki çalışma çelişkili sonuçlara ulaştı: biri ilacı güvenli, diğeri zararlı buldu.)
Karıştırma: controversial (tartışmalı) ile karıştırma: bulgular contradictory, bir yasa tasarısı controversial olur.
